6 Mayıs 2012 Pazar

KAHPELİK



İnsan oyunlarında en tiksindiğin KAHPELİK terimiyle tabir edilendir. Kişinin arkasından oyun oynamak tabiriyle ilk defa üniversitede bilinç düzeyi ortalama olan bir arkadaşım aracılığı ile tanıştım. Ben insanların yalana baş vurmalarını bile cehalet olarak görüyor ve anlayamıyordum çünkü ben yalanı anladığımdan benim anladığım bir şeyi yapan insan bunu yaparken acaba bana birşey mi anlatmaya çalışıyor diyerek onun çok zeki olduğundan böyle bir şey yaptığını düşünüyor nerede yanlış yaptım diye düşünüyor saatlerce kafa yoruyor ama cevabını bulamıyordum ancak bir insanın hep yüzüne güldüğü arkadaşının arkasından plan ve programlar yapıp ona sahte tavır sergileyip onun onurunu incitecek yaklaşımda bulunmasını dehşetle karşıladım ve bunu da anlamaya çalıştım. Bu oyunlara davet edilip katılmadığım için onların bana oynadığı oyunlara maruz kaldım ve onların yüzünden mert ve sözü özü bir içi dışı bir olmak zorunda kaldım, yaşamın benim incelikli düşünme sistemime ve kendi içimde olan nezaketimle yaklaşımıma en büyük darbeye uğramıştım ve bunu aşmak adına bir çok girişimlerde bulunup bu mertlik gibi safsatalarla uğraşmak istemedim, gerektiği kadar kaçtım insanlardan uzak durdum gerektiği kadar savaştım, kimi zaman büyük paralar kimi zaman hayallerimi bıraktım ardımda gidebileceğim her yolu arşınladım ama şu Kahpeliğin Elinden kurtulamadım. Yaşam öğrenmek adına sorduğun her soruya yanıt veren büyük kozmik bilgi hazinesidir şimdilerde Kahpeliğin en güzel tanımını yapabilecek bilgilerle doluyum ama bazı çeşit var ki bilgisizliktendir, bazısı vardır ki karşındanki insana muhtaç olduğundan ona tutunma yaklaşımındır, bazısı var ki sana emanet edilene olan ihanetindir, bazısı var ki korkularından acizliğindendir, ama benim içimi en çok acıtanı aynı ortamda nefes almak zorunda olandan gelenidir. O her gün yüzüne baktığından olan sinsiliği aşabilmenin tek yolu gidebilmektir. Mezarların yangını ölüleri canlandırır mı yok mu eder? Mezardaki ölü bir beden yansa ne yanmasa ne değil mi? İşte Kahpeliği kendi içinde taşıyan hakiki ölü mürşittir ki yansa bile dile gelemez kendini göremez peki sevgi dolu sözler o ölü bedene okunsa dile gelir mi? Hiç bir ölü sevgi ya da nefretle dirilemez yanlızca Allah ın vaadidir ki zamanı geldiğinde ölüler dirilecektir işte o yüzden Kahpeliğe maruz kalanlara tesellim o dur ki Sevgi sonsuzluğun enerjisiyle kaynaşmalı bilirim bu uğurda hiç kimse ayırd edilmeden kendini sevdiğin gibi sevilmeli bilirim bunu sürekli sekteye uğratan sırt vurgunlarının körlükleri yüreğini dağlayan tehditleri içindeki bu sevgiyi dağlamakta bilirim ama sen yine de o körlüğün boyutunu anlamaya yüreğinde bir parça merhamet duymaya gayret elbet ulaştırılacaksın varılması gereken yere bir gün ama sen onlar yüzünden Sevgini satma yüreğini nefretle dağlama, yaşamın her zorluğunda sana açılan bilgelik kapısı vardır sen sadece o kapıyı bulmaya çalış bulamadığında da göz yaşlarınla Rabbine sığın şu dünyada herkes Kahpelik yapabilir ama gözyaşlarına Rabbinin merhameti daima açıktır sen sadece yüreğinden sevgini kovma...
Sevgi Tama

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder