MEvlana MEsnevi yazı dizisi 33
* Av hayvanlarının arslana, mücadeleyi terkedip tevekkül etmesini teklif etmeleri
Gel, Kelile hikayesini dinle. Bundan bir hisse almamazlık etme.
Av hayvanları meskenleri olan ovada arslan korkusundan muzdariptiler.
Arslan onları avlardı. Bu yüzden hepsine, otlak dar gelir oldu.
Topluca gidip ona; ''Her gün birimiz senin lokman olsun.''
''Kısmetini al, avlanmaya gitme; böylece bize de su ve ot acılaşmasın'' dediler.
*Arslanın av hayvanlarına verdiği cevap
Arslan dedi ki;''Sözünüzde dursanız, hile ile cefa olmasa bu hoş bir şeydir.''
''İnsanların çok hilesini görmüş; o, yılan ve akreplerin yarasını çok çekmişim.''
''İçimdeki pusu kurmuş nefiste kin ve hile herkestekinden daha fazladır.''
Peygamberin, ''Mümin iki kere aynı hatayı yapmaz'', sözü bana yol gösterici oldu.
*Av hayvanlarının, arslanın cevabını işitip tevekkülü çalışmaya tercih etmeleri
Hepsi dediler ki; ''Ey değerli hakim! Sakınmak insanı kaderin hükmünden kurtaramaz.''
''Kaderden sakınmak hatalıdır. Var tevekkül kıl zira o güzeldir.''
''Kaza ve kader ile pençeleşme ki, bundan sana bir üzüntü gelmesin.''
''Allah'ın hükmüne karşı aciz ol ki, O seni korusun.''
*Arslanın, çalışıp kazanmayı tevekkül ve teslime tercih etmesi
Arslan dedi ki, ''Tevekkül iyidir, güzeldir, lakin sebebe riayet de Peygamberin sünnetidir.''
''Çalışıp kazanmak, tevekküle tercih edilir. Şüphesiz böylece de Hakk'ın sevgilisi olursun.''
''Peygamber, -Tevekkülden önce bineği bağlamak önemlidir- demiştir.''
''-Kazanan Allah'ın sevgilisidir- hadisindeki manayı ve tevekkülde de sebebe riayet yolunu gör.''
*Av hayvanlarının tevekkülü yine mücadeleye tercih etmeleri
Av hayvanları arslana dediler ki, ''Halkın çalışması, boğazlarına göre bir tezvir lokmasıdır.''
''Tevekkülden daha güzel bir kazanç yoktur. Zira teslimiyet gönüllerin sevgilisidir.''
''Bir beladan başka bir belanın çıkması, yılandan kaçıp ejderhaya sığınılması çoktur.''
''Bazen insana hilesi, tuzak olur. Can zannettiği kan içici bir düşman kesilir.''
''Efsanedeki Fravun'un hilesini gör. O kapıyı kapattı. Halbuki düşman içerdeydi.''
''O nice çocuğu öldürttü. Aradığıysa tasasız ve korkusuzca evinin içindeydi.''
''Gözümüzde bu kadar hastalık olduğuna göre onu baki olanın gözünde yok eyle.
''Senin gözüne o bedelsiz bir gözdür. Zira her maksadını onda görebilirsin.''
''Çocuğa el ve ayaktan kol kanat yoktur. Onun bineği babasının omuzudur.''
''Eli, ayağı kuvvetlenmeye başlayınca kendisini zahmete sokar.''
''İnsanların ruhu el ve ayak sahibi olmadan önce sevinç ve safa kanadıyla uçuyordu.''
''İniniz, emriyle bağlanınca hışma, hırsa ve kanaatkarlığa haps oldular.''
''Biz Hakk'ın süt isteyen çocukları gibiyiz. Zira -Halk, Allah'ın ayalidir- dendi.''
''O bize gökten yağmur indirir. Rahmetiyle ekmek veren kudret sahibi O'dur.''
*Arslanın yine tevekküle çalışmayı tercih etmesi
Arslan dedi ki: ''Dedikleriniz doğru. Cihanın Tanrı'sı ayağımızın önüne bir merdiven koymuştur.''
''Dama basamak basamak çıkılır. Burada cebri olmak sakınmamaktır.''
''Ayağın varken bu topallık neden? Elin varken avucunu gizlemek niçin?''
''Efendi, hizmetkarına bahçe belini verince o, sözsüz maksadın ne olduğunu anlar.''
''Elde bel gibi işaretler görülür ki, her biri faydalı ibareler oldu.''
''Bu Tanrı işaretleri canın makbulü olur. O'na vefada ölmek gerektiğini bilirsen;''
''O sana nice işaretlerin sırlarını, gizlice nice manaları bağışlar.''
''Seni taşıyanken taşınan; kabul ediciyken kabul olunan eder.''
''Hakk'ın emrini kabul edici ol ki, öyle olasın. Vuslatı ara ki, ona kavuşasın.''
''Çalışmak, nimetin şükrünü kuvvetlendirir. Cebri olursan nimeti inkar etmiş olursun.''
''Kudrete şükür, senin kuvvetini arttırır. Cebr ise nimet elini tersine çevirir (nimeti elinden çıkartır.)
''Yanlış bir cebrilik sana yoldaki uyku gibidir. Dergaha kavuşmadıkça uykuya meyletme.''
''Meyveli bir ağacın gölgesi olmadıkça ne uyu ne de uykuya meylet.''
''Ta ki rüzgar dalları sallasın da çerez ve azık cebini ve eteğini doldursun.''
''Cebre inanmak, yol kesen haydutlar arasında uyumak gibidir. Vakitsiz öten kuş için emniyet yoktur.''
''O işaretleri kabul etmiyorsan, kendini erkek sanma. Sen kadınsın ey fodul.''
''Sahip olduğun az veya çok aklın kaybolur ve o baş, artık kuyruk gibi olur.''
''Şükürsüz kişinin yolu fenadır. Şükrü terk etmek insanın yerini cehennemin dibine eyler.''
''Önce çalış, tevekkülde kemal gülsün. Tohumunu ek sonra tevekkül et.''
*Av hayvanlarının tekrar tevekkülü çalışmaya tercih etmeleri
Sonra hepsi birden bağrışarak arslana dediler ki: ''Sebeplere riayet eden.''
''Yüz binlerce erkek ve kadın niçin tedbirlerden mahrum kaldılar?''
''Ta ezelden beri cihan halkı ejder gibi yüzlerce ağız açmıştır.''
''O güruh öyle hilelerde bulundu ki dağ bile bir günde yerinden ayrılır.''
''Onların hilesini Celal sahibi, - O hileler yüzünden dağların tepeleri bile sarsılır- diye vasıflandırdı.''
''Ezelde, her işte takdir olandan fazlası kısmet olmamıştır.''
''Hiçbir tedbir ve iş fayda vermemiş, hepsine Hakk'ın hükmü galip gelmiştir.''
''Kazanmanın ancak adı var, başka bir şey değil. Çalışmak ve gayret kulun bir vehmidir, öylece bil.''
-------
Avcı, hayvanların yaşadığı adadaki mücadeleyi bırakarak onları saldırganların insafına terk etti.
Kelile'nin hikayesini dinleyin ve bundan payınıza düşeni alın.
Hayvanlar, avcıdan korktukları ve acı çektikleri için,
Aslan'a başvurdular. Yaşam alanları tehlike altındaydı.
"Gidip onu görmeliyiz," dediler, "çünkü her gün bizden birini avlıyor."
"Bize acı çektiriyor, su ve otlaklarımızı elimizden alıyor."
Hayvanlar, avcı sorununa bir çözüm bulmak için toplandılar.
Aslan, "Eğer hileleriniz yoksa, avcıyı alt edemeyiz," dedi.
"İnsanlar birçok hile bilir, yılanlar ve akrepler gibi zehirlidir."
"Kendi evimizde yaşamak, başkalarının eline düşmekten daha iyidir."
"Bilge bir söz der ki: 'Akıllı insan aynı hatayı iki kez yapmaz.'"
--Avcı hayvanlar, aslanın cevabını duyunca tevekkülü çalışmaya yeğlediler.
Hep bir ağızdan, "Ey değerli yargıç!" dediler. "Kaçınmak, insanı kaderin hükmünden kurtaramaz."
"Kaderden kaçmak boşunadır. Tevekkül et, çünkü o en doğrusudur."
"Kaderle ve yazgıyla pençeleşme, böylece üzüntüden kurtulursun."
"Allah'ın takdirine boyun eğ ki, O seni korusun."
Aslan ise çalışıp kazanmayı, tevekkül ve teslimiyete tercih etti.
Aslan, "Tevekkül iyidir, güzeldir, ancak sebeplere uymak da Peygamberin sünnetidir," dedi.
"Çalışıp kazanmak, tevekküle tercih edilir. Şüphesiz ki böylece Tanrı'nın sevgilisisin."
"Peygamber, 'Tevekkülden önce bineğini bağla' demiştir."
" 'Kazanan Allah'ın sevgilisidir' hadisindeki manayı ve tevekkülde de sebeplere uyma yolunu anla."
Elbette, isteğiniz üzerine metni farklı kelimeler ve cümle yapılarıyla yeniden yazabilirim:
Avcı hayvanlar, aslanın cevabını duyunca tevekkülü çalışmaya yeğlediler.
"Ey bilge hükümdar!" dediler hep birlikte. "İnsanların çalışması, sadece karınlarını doyurmak içindir."
"Tevekkülden daha güzel bir kazanç yolu yoktur. Çünkü teslimiyet, kalplerin en büyük arzusudur."
"Bir beladan kurtulmak için başka bir belaya düşmek, yılandan kaçıp ejderhaya rastlamak gibi bir şeydir."
"Bazen insanın kurduğu hileler, kendi tuzağı olur. Can sandığı şey, aslında onu yok edecek bir düşmandır."
"Efsanelerdeki Firavun'un hilesini hatırlayın. Kapıyı kapattı, ancak düşman zaten içerideydi."
"Sayısız çocuğu öldürttü, oysa aradığı şey, evinin içinde, tasasız ve korkusuzca yaşıyordu."
"Bizim gözümüzde bu kadar büyük görünen dertler, Tanrı'nın gözünde önemsizdir."
"Tanrı'nın gözünde biz, değersiz birer varlığız. Çünkü O, her amacımıza ulaşabilir."
"Çocuk, el ve ayakları olmadan da yaşar. Onun bineği, babasının omuzlarıdır."
"Eli ayağı güçlenince, zahmete girer ve kendi başının çaresine bakmak zorunda kalır."
"İnsanların ruhu, el ve ayak sahibi olmadan önce, sevinç ve huzurla doluydu."
"Ama bedenin isteklerine bağlanınca, hırs, açgözlülük ve doyumsuzluğa esir oldular."
"Biz, Tanrı'dan süt isteyen çocuklar gibiyiz. Çünkü 'İnsanlar, Allah'ın kullarıdır' denmiştir."
"O, bize gökten yağmur indirir ve rahmetiyle rızıklandırır."
Aslan ise, yine tevekküle çalışmayı tercih etti.
Aslan, "Söyledikleriniz doğru," dedi. "Dünyanın yaratıcısı, önümüze bir merdiven koymuştur."
"Dama basamak basamak çıkılır. Burada zorlama olmak, korunmak değildir."
"Ayağın varken neden topallık ediyorsun? Elin varken neden avuçlarını saklıyorsun?"
"Efendi, hizmetçisine bahçe belini verince, o, ne yapması gerektiğini anlar."
"Elimizde de işaretler var, her biri faydalı birer anlam taşıyor."
"Bu işaretler, canımızın kıymetini bilmemizi sağlar. Eğer vefada ölmek gerektiğini anlarsan;"
"Tanrı sana bu işaretlerin sırlarını ve gizli anlamlarını bahşeder."
"Seni taşıyanken taşınan, kabul ediciyken kabul edilen olursun."
"Tanrı'nın emrini kabul et ki, O'nun rızasına eresin."
"Çalışmak, nimetin şükrünü artırır. Çalışmazsan, nimeti inkar etmiş olursun."
"Güce şükretmek, kuvvetini artırır. Çalışmamak ise nimeti elinden alır."
"Yanlış bir tevekkül anlayışı, yoldaki uyku gibidir. Hedefine ulaşmadan uyuma."
"Meyveli bir ağacın gölgesine ulaşmadan ne uyu ne de dinlen."
"Ta ki rüzgar dalları sallasın ve meyvelerini önüne döksün."
"Çalışmadan tevekkül etmek, yol kesen haydutların arasında uyumak gibidir. Vakitsiz öten kuşun can güvenliği yoktur."
"Bu işaretleri anlamıyorsan, kendini erkek sanma. Sen bir kadınsın, ey kendini beğenmiş!"
"Sahip olduğun azıcık aklın bile kaybolur ve başın, kuyruk gibi olur."
"Şükretmeyenin yolu kötüdür. Şükrü terk etmek, insanı cehennemin dibine sürükler."
"Önce çalış, sonra tevekkül et. Tohumunu ek, sonra Tanrı'ya güven."
Avcı hayvanlar, tekrar tevekkülü çalışmaya tercih ettiler.
Sonra hep birlikte arslana bağırarak, "Ey sebeplere uyan!" dediler.
"Yüz binlerce erkek ve kadın neden tedbir almayı bıraktı?"
"Eski çağlardan beri insanlar, ejderha gibi açgözlü olmuştur."
"Öyle hileler yaptılar ki dağlar bile yerinden oynadı."
"Onların hilelerini, 'O hileler yüzünden dağların tepeleri bile sarsılır' diye anlattı yüce yaratıcı."
"Ezelden beri her işte takdir edilen, kısmet olandan fazlası değildir."
"Hiçbir tedbir ve çaba fayda vermemiş, her zaman Tanrı'nın hükmü galip gelmiştir."
"Kazanmanın sadece adı var, gerçeği yok. Çalışmak ve çabalamak, sadece insanın bir yanılgısıdır."
Yorumlar
Yorum Gönder