24 Aralık 2011 Cumartesi

Cehaletin Çocuklarına


Cehaletin ızdırabının bedelini ödettin bana, acıyla inleyen sesimle alay ettin hesap sorduğumda, sevgi girişimim di dürüstlüğümle sunduğum sözcüklerim, izin vermedi duvarların her defasında, ben çarptıkça acıyla kükredikçe sen daha güçlü hissettin kendini, zulmunun bedelini ödeyen bu canın değeri ulaşmadı benliğine, asla vazgeçmedim senden, anladım çok net, görmüyordu gözlerin, affedip affedip yeniden denedim, atmadım sonsuz karanlığa hesaplaşmadan, mazoşist oldum senin zalimliğine boyun eğerken, kahkaham acılarım oldu, en yüce değerlerim çalındı benden, baş edemedi sevgimle cehalet, vazgeçmeyen hakikat ürküttü her baktığında gözümden, titredin karşımda diye üzüldüm çünkü ben seni çok sevdim asla seni üzmek ürkütmek istemedim sevgimin büyüklüğünde, ama saygı istedim kendime ait yaşamımda, kendi kararlarımda kendi rolü olan olmak istedim, ondan çıktım karşına, savaşımın kutsallığı ulaşmadı göz yaşlarımdan, zayıf sandın küçük gördün aklımla alay ettin, çok söz koydun önüme, aşmak için paraladım kendimi, çok şey öğrendim senin hakikatinden üzüldüm tüm bu olanları göremedin diye, kendimden sana hiç veremedim diye, bir gün tüm masalları bitirdiler elimden tutan bilinmez Kutsal bir güçle uyandım uykumdan, savaşımın gerçeği yıkarken beni günahlarımdan Sevgimin Kutsallığı kadar yükseldim göğe, işte ordan bakıyordum sana sen beni sırtımdan vuruken, cehaletinin ulaşabileceği son boyutu ispat içindi, korkutmak, sindirmek için son kozundu oynadığın, gözlerimin içine bakarak yalanınla tutup elimden beni senin cehaletinin kabul gördüğü büyük insanlara teslim ederken, o son konuşmamız yüreğimi daha çok burktu, size inanmadığımı söyledim hatırlıyor musun? gelmek istemedim hiç bir yere sizinle ama yine saygı görmedi kendi yaşamımdaki kararlarım ihanetini yalanınla süsleyip, teslim ettin zindan gardiyanlarına, gördüğümde Cehaletinin boyutunu boşlukta asılı kaldı yüreğim, bu son hamle ile artık yalnızlığımın tanımını yaptınız o gün, kimsem olmadığını yapayalnız olduğumu ve artık geride savaş için bir sebep olmadığını benden vazgeçtiğinizi beyan ettiniz, çok zormuş sırtından dost hançeriyle vurulmak acısı yürekten öyle şeyler alıyor ki kimse yerine koyamaz, ben yine de affettim sizi ama biliyorsun artık yerini, orayı sen kendin seçtin ben değil sen vaz geçtin, şimdi bilmeni istediğim şey; seni titreten hakikatim, artık üzmüyor beni büyüklüğüm, hala dürüstüm size karşı her savurduğum hakikatle biraz daha yol alıyorum sonsuz yalnızlığımın özgürlüğüne, bir gün ardıma bakmadan çıkıp gideceğim yaşamınızdan diye üzülüyorum bazen o kadar kalpsiz yapmayın beni diye direniyorum, kalbimden söküp aldığınız şey o kadar büyük ki, nefretimle yok etmek istiyorum bazen sonra dinginleşiyor yüreğim, yine üzülüyorum görmüyor anlamıyor onlar ve bu tokat hep benim yüzümde patlıyor, kahkanızla yankılanan kirliliğe acıklı bakışlarınızla süslediğiniz masallarda yok olmadan yaşama mücadelesi bu benim verdiğim, ne siz bana gelebilirsiniz ne de ben dahil olabilirim bu karanlığa, büyük ızdırapmış farkındalık saygının sevginin hikaye olduğu düzenlerde, ardında bir dünya mı var cehaletinin, sığındığın hakikatlerden benim sığındığım hakikat aslında çok benziyor, sen de asla bilmediğin araştırmadığın bilim ve dine sığındın ben de sozsuzluğunun bir noktasını gördüğüm ama asla hakikatini bilmediğim Yaradana, senden farklı olarak ben cehaletimin bilincindeyim, sen ise gücü ölümlü olanların hikayeleriyle süslüyorsun, sözcüklerini, hiç isyan etmiyorsun bilgisizliğine bu da senden farklı olan yanım ben bilmek istiyorum Gerçeğin ışığında, bahanelerim yok ve pişmanlığım yok diye şaşırtıyorum seni, kararsızlığım daki inceliği de anlamıyorsun, keşke bu soruları sorsaydın kendine o zaman sen de benden öğrenmiş olurdun ama hiç sormadın, aslında ben bir şeyi itiraf için karaladım bu sözcükleri teşekkür etmek istedim sana cehaletin çocuğu; öncelikle bana kendi değerimi gösterdi seninle olan bu mücadelem, gücümü gördüm aslında hep yalnızdım itiraf etmesi zor olan bir hakikate esirdim, sen arkamdan vurduğun o gün bana sevgini verdin, sonunda özgür bıraktın beni tüm Kainatın içinde sevgimle olan bu sonsuz mücadeleme verdiğin bu yanıtla hakikatimdeki güce ulaştım bir esareti ardımda bırakırken, sen olmasaydın ben bu kadar sever miydim kendimi, görebilir miydim sormadan, anlamaya çalışmadan, o kadar acı ve ızdırap vermeseydin sevgim büyür müydü sonsuzluğa doğru, imana erişebilir miydim senin zulmün olmasa, düşün ki bir bina inşa ettim göğe uzanan görkemiyle sen o binada temel taşlarımsın nasıl sevmem seni cehalet, seni söküp atmak için binamı yıkmam gerekmez mi? seni yok etmem kendimi yok etmem demek değil mi? Hiçiz arkadaşım o kadar hiçiz ki herşeyiz, TEK olanın yapısında bir taşız, anlamlı olan bir taş, nasıl ki ben seni atamazsam nefret duyamazsam kuşkusuz Yaradanın da bu tekliği içinde değerliyiz çok değerli, ama ne ki senin sevgi gösterin arkamdan vururken açığa çıkıyor benim sevgi gösterim de senden hiç vazgeçmezken saygımla kuşatırken açığa çıkıyor, bir isyan şarkısı yazıcam senin için çünkü anladım, sen asla isyan etmeyecek anlamaya çalışmayacaksın, tümüyle cehaletin çocuğu olmakla gururlu gibi her sözün, senin dünyanı gördü diye gözlerim sana seni anlatıcam bir gün tutunmak istersen bir şiir bulacaksın senin için senden Allah a uzanan, işte o kadar çok sevdim seni Cehaletin çocuğu....
Sevgi Tama

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder